Asıl değerli olan değer vermektir

2007-06-21 12:37:00

Asıl Değerli Olan Değer Vermektir
19/06/2007


Sayın Uluslararası Yayıncılar Birliği üyeleri,

 

Eşim her fırsatta insanların temel hak ve özgürlüklerinin savunucusu oldu ve o özgürlüklerin en önemlisinin ifade özgürlüğü olduğunu da her zaman tekrarladı. Bunun yanı sıra, tarihi gerçeklerin konuşulup, çekilen acıların paylaşılması gerektiğini kendine has üslubuyla yüreklere iletmeye çalıştı ve bu, hayatına mal oldu.

 

Sevgili eşim, sizin de meslektaşınız ve arkadaşınız idi. Mutlaka birçoğunuz onu tanıdı ve tanıdığı için mutludur, tekrar göremeyeceği için de bir o kadar kederlidir. Bazılarınız da onu tanıma fırsatını kaçırdığı için kederlidir. Hepimiz üzgünüz, kederliyiz. Bütün dünya bizimle birlikte üzüldü ve ağladı. Ağlasınlar, ağlayalım, eşim için ve onun gibi haksızlığa uğrayan canlar için.

 

Aslında böylesi vahşiler ve suçsuz kanı dökenler için de ağlamak gerek, onlara acımak gerek. Acıyorum çünkü zavallılar, ve zavallı olduklarının bilincinde değiller. Bu katillere faşist demek de azdır. Onlar insanlığın, barışın, huzurun, aşkın, sevginin, sabrın, şefkatin, iyiliğin, bağlılığın, özverinin, alçakgönüllülüğün ve çalışmanın düşmanıdırlar. Onlar cesaret ve özgüven nedir bilmezler, şeffaflığı, doğruluğu, kardeşliği, sevgiyi, sevinci, paylaşmayı bilmezler. Onlara acıyorum demekle yetineceğim. Çünkü zavallı ve acınacak durumdalar. Tanrı’nın dediği gibi, durumlarının farkında olmamaları daha da acı; çünkü eğer farkında olsalar dönüp af dileyecekler ve şifa bulacaklar, katillikten, tembellikten, ayyaşlıktan, kıskançlıktan, hırsızlıktan, insan kardeşinin malına, canına, ırzına göz dikmekten, yalancılıktan, gururdan, kendini başkasından üstün veya aşağı görme hastalığından, bilgisizlikten şifa bulabilecekler. Tanrı der ki: “Ben günahkârın günahından ölmesinden hoşlanmam; ancak onların günahlarını ikrar edip tövbe etmelerinden ve sonsuz yaşamı kazanmalarından hoşlanırım.” Buna göre bize düşen yine katillerimizin iyiliğini istemek, hayır duası ve bereket duası etmektir. Başka ne yapabiliriz ki… Hisus adaletine ve sevgisine göre merhamet etsin. Hem bize hem katillerimize.

 

Eğer Türkiye temiz bir gelecek istiyorsa bugün ona fırsattır; bu cinayetlerin gerçek sorumlularını bulup tahtlarından indirirse ve bütün birimler yenilenir ve doğru dürüst denetlenirse belki bu taşa takılıp düşmez, üstünden atlar ve bu gibi cinayetlerden kurtulur. Yani ne yaparsa yapsın kendi iyiliği için olacak. Biz kaybedeceğimizi kaybetmişiz. İster yüz kişi ister bin kişi mahkûm olsun, ister hiç kimse… Bu, Türkiye’deki yargının ve adaletin onur konusudur. Değerli dostlar, bunun gibi vahşetler dünya kuruldu kurulalı oluyor; son örneklerinden biri de Malatya’da yaşanan vahşet. Biz yaşadığımız acıyla, acı çekenleri tekrar tekrar hatırladık. Örneğin 1915’te koca ailelerden ya biri ya ikisi kaldılar ya da hiç kalmadılar. Üstelik kalanlar da evsiz, yurtsuz, aç, çıplak ve kimsesiz… Bir göğüs yok ki başını yaslasın da ağlasın. Darmadağın oldular, birilerinin yanında sığıntı, köle, cariye veya kimliksiz yaşadılar. Onların zorluklarını düşündükçe akıllarımız duruyor ve yanımdakilere sarılıp Mesih’ten güç diliyorum. Ben ve ailem, bizimle var olanlarla, bizimle yürekleri yananlarla, eşimin dediği gibi acımızı sırtlayıp taşımaya, sizinle güç buluyoruz.

 

Ödül almak elbette çok sevindirici; değer verilmek güzeldir. Fakat asıl değerli olan değer vermektir.

 

Teşekkür ederim.

 



Agos gazetesinden alınmıştır.

0
0
0
Yorum Yaz