Jandarma mı, imam mı?

2013-07-02 22:53:00

“Köyden jandarma ile giden geri döner ama, imam ile giden ise dönemez!”denilir. Umudunu yitirmeye yüz tuttuğunda bu sözü hatırlamalı insan ve sabır ile sebat etmeyi bilmeli.

 

İnandığımız bütün değerlerimizi elimizden alsalar; bizi tümüyle itibarsızlaştırsalar da, gerçeğin gün yüzüne çıkması için uğraş vermek ve bunun için beklemekten başka çare yoksa, umudunu yitirmemeli insan.

 

Bugün güçlü duranların, güçlerinin tükenmesi, kendi dünyalarında çelişmeleri, kurdukları komplonun gerisini getirememeleri an meselesidir. Denir ya, “Her işte bir hayır vardır!”

 

İnşirah suresi, her zorluğun bir kolaylığı ile beraber geleceğine işaret eder. Zorluğun yanında, kolaylığı da görmek gerekir. Önemli olan bakış açısıdır.

 

Hele bir dur bakalım, kaybettiklerimiz ya da kaybedeceklerimize karşılık neler kazanacağız? Bekleyip görelim ve bunun için zamanı ve zamanın bize sunacağı fırsatları gözetelim.

 

Bize kötülük edenler imamla giderken, biz jandarma ile gittik. Mutlaka döneceğiz. Döneceğimize inanmalıyız.

 

Bugün en dibe vurduğumuz bir gün olabilir. İçine düştüğümüz kör bir kuyu ve ne etrafı görebiliyoruz, ne de bir gün ışığı görünüyor. Ama, bir tramplen gibi. En yükseğe çıkabilmek için en dibe vurmak gerekirse, bugün en dipte durduğumuzu, en dibe vurduğunuzu düşünürsek, tramplenin yayını iyice gerdiğimizi ve en dibe vurduğumuzu, buradan en yükseğe çıkma fırsatımızın doğacağını görmek gerekir.

 

Tramplenden düşersek, yerden yukarıya çıkabilmek için, başkaca yol ve yöntemleri düşünmek gerekir. Eğer durum buysa, çare aramaktan geri durmamak gerekir.

 

Birilerinin siyasi ikbal beklentisi, birilerinin yükümlülükten kurtulma gayreti, birilerinin kendi zor halini kurtarma çabası ile insana suç atarak çözüm aramaları, hukukiliğin dışına çıkılarak çözüm aranması karşısında, bizim hukukilikten başka çaremiz yoktur.

 

Eminim, ki öyledir.

0
0
0
Yorum Yaz