Fotoğraf

2017-03-24 18:24:00
Fotoğraf |  görsel 1

Devamı

Uyuşturucu Üzerine

2014-08-30 06:10:00

Çok Klasiğiz! Çalışmalarını öteden beri izlediğim HALK-DER/ANT-GÖR “Sosyal yaşam alanlarından mahrum bir şekilde topluma yabancılaşan bireyler, baskılardan kurtulma, acılarını dindirme ve ‘özgürleşme’ adına uyuşturucu kullanma yolunu seçmektedir. Ancak biz biliyoruz ki genç birey, sorgulayan, araştıran, çarpıklıklara karşı bir duruşu ve önerileri olan bireydir. Mutluluğun ve özgürlüğün tek yolu, insanın mutlak bir üretim faaliyeti içerisinde yer alarak kendi emek faaliyeti içerisinde, kendini yeniden üretmesinde yatmaktadır. Gençlerin sağlıklı bir birey olabilmeleri, üretim, bilim, sanat ve sportif çalışmalar içerisinde kendilerine yer bulabilmelerine bağlıdır. Uyuşturucu kullanan ve bağımlı hale gelen birey sağlıklı düşünemez. Çünkü uyuştuğu zaman şuursuzlaşır. Şuursuzlaşınca tüm insani değerlerden uzaklaşır. Bu yüzden en yakınından en uzağına zarar verebilecek bir ilişki tarzı geliştirir. Bunların başında hırsızlık ve gasp gelir... Bu yüzden önce kendimizden başlayarak yaşadığımız tüm alanlarda sağlıklı yaşam için spor aktiviteleri başta olmak üzere sanatsal, bilimsel içerikli Halk-Der Atölyelerini yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Her hafta bir gün yapacağımız bisiklet turları, derneğimizde verilecek satranç kursları, eğitim atölyelerinin vereceği seminerler, bu çalışmalarımızın bir parçası olacaktır. Bunun için kişilerin kendilerini ifade edebilecekleri yaşam alanları oluşturulmalıdır. Uyuşturucu çetelerinin teşhirinin yanı sıra, bağımlı bireylerin tedavi edilip, iyileştirilmelerine yardımcı olmak gerekir. Antalya Halk Derneği (HALK-DER) ve Antalya Gençlik Örgütü (ANT-GÖR) olarak bu kampanya kapsamında, tüm duyarlı bireyleri ortak mücadele etmeye... Devamı

YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ KARARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

2014-03-03 05:07:00

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/11197 E. ve 20.06.2013 tarihli 2013/6909 K. sayılı kararı ile avukatın, müvekkili adına tahsil ettiği ve fakat müvekkile ödemeyerek, uhdesinde tuttuğu para nedeniyle, zimmet suçu nitelendirmesi yaptı. Oysa daha önceki aşamada, Avukatlık Kanunu m. 62 yollamasıyla, avukatların avukatlık görevinden doğan eylemleri, TCK. m. 257 uyarınca, görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilirdi. Konya Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/480 E. 07.12.2011 tarihli 2011/412 K. sayılı kararı ile görevi kötüye kullanma suçundan dolayı verilen bir cezalandırma hükmü, sanık avukat tarafından temyiz edildi ve fakat Yargıtay, beklenmedik bir karar vererek, eylemin görevi kötüye kullanma suçu yerine zimmet suçunu oluşturacağından bahisle, kararı bozdu. Bu karar, bundan böyle avukatların müvekkilleri adına tahsil ettikleri paradan herhangi bir miktarını ödemeyip, uhdesinde tutmaları halinde zimmet suçundan yargılanmanın ve hatta cezalandırılıp, avukatlık mesleğinden ihraç edilmenin yolunu açıyor. Karar özet olarak; “Bir kimsenin Ceza Yasası uygulamasında ‘kamu görevlisi’, yapılan faaliyetin de ‘kamusal faaliyet’ sayılabilmesi için, kamu adına yürütülen bir hizmetin bulunması, bunun da Anayasa ve yasalarda belirlenmiş usullere göre verilmiş bir siyasal karara dayalı olması ve ayrıca faaliyetin kamuya ait güç ve yetkilerin kullanılması suretiyle gerçekleştirilmesi gerektiği, avukatların 1136 sayılı Kanunun 35/1 ve 35/A maddelerinde yazılı ve münhasıran avukatlar tarafından yapılabilecek iş ve işlemler ile uzlaştırma işlemi ve barolar ile Türkiye Barolar Birliğinin organlarında ifa ettikleri görevleri yönünden kamu görevlisi olduklarında kuşku bulunmadığı, 5237 sayılı TCK&rsq... Devamı

HAPİSHANEYE DÖNÜŞEN TÜRKİYE!

2013-07-11 13:21:00

(ANTALYA L TİPİ KAPALI CEZA VE TUTUK EVİ UYGULAMALARI HAKKINDA)                                                  1-Tutuklu/Avukat Haberleşmesi Denetim ve Engellenmesi:          Anayasa m.90/5. fıkra uyarınca, kabul olunmakla iç hukuk kuralı haline dönüşen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (A.İ.H.S.)m.6/2. fıkraya göre, bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır. Aynı düzenleme Anayasa m.38/4. fıkrada da yer almaktadır.          Bu çerçevede, A.İ.H.S. m.6/3 uyarınca, sanık olan her kişinin, savunmasını hazırlamak için gerekli zamana ve kolaylıklara sahip olma, bir savunmacının yardımından yaralanma hakkına sahip olduğu kabul olunmuştur.          5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK)m.149’da da, AİHS. m.6/3. fıkranın uzantısı olarak benzer bir düzenleme yapılmış ve soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında avukatın, şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz.          CMK. m.154 uyarınca, şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir. Bu kişilerin müdafii ile yazışmaları denetime tabi tutulamaz.          5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (CGTİHK)m.114/5. fıkraya göre de, tutuklunun müdafii ile olan haberleşmesine ve kurum düzeni çerçevesinde temas ve görüşmelerine hi&ccedi... Devamı

Umudun ipi

2013-07-01 23:11:00

Bir aşktan, sevdadan yana olmadıysa şansım Alacağım olsun hayat, artık başka bir bahara Belki yeni bir hayata yelken açarken Şans bana da döner, kazanırım Belki de, hayatımın aşk milyoneri ben olurum.   Şimdi gönlüm cengin, ama kalbim boş, İnadına sevdalanacağım, yolunda ölmeye yürüyeceğim, Gözlerim kapalı, kendimi koyuvereceğim Ne bir dost, ne bir yoldaş, aşk var, aşk.   Her zorluktan çıktım da, bir aşk içine Düştüğüm derin, dipsiz, kör karanlıklardan Sürüklendiğim sevdalardan Eninde sonunda başarısız olmuşsam Gerçek aşkı yaratamadığım, aciz kaldığım Ya da zamanlama yapamayarak, Gözümü yeterince karartamadığımdandır.   Aklım öne çıkmıyor, duygular böyle yapıyor Neye el attımsa, günü birlik heveslerden Kısa gündelik umutlardan nasipli Yoldaş olamayanlardan, nankörlerden Yusuf’un kardeşlerinden gelen kötülükten Peygamber misin be mübarek, ne bu direnç Diren, diren, ha diren, elbet bir gün Güneşi göreceğiz, umudun ipiyle Bu kör kuyulardan gün yüzüne çıkacağız. Devamı

Mutlaka kazanacağız

2013-07-01 23:04:00

Benim gerçek manada Bir tek hazinem var Gözlerine bakıyorum Ve utanırcasına Kaçırıyorum gözlerimi Nerede hata yaptığımızı Bilircesine   Suç değil bizimkisi Açıktan bir infaz Hakkımızda kurulan Bu komplo bu plan Bugün tutmuş görünse de Umudumuzun ve sabrımızın karşısında Dağılır, uzun süre duramaz   Haklıyız, haklı olacağız Sabrı ve umudu arttıracağız Benim hazinem, Gözlerimiz yaşlı Ama inanıyoruz birbirimize Mutlaka kazanacağız. Devamı

İnsanlık ve yaşam

2013-07-01 22:25:00

Balıkçı kalp krizi geçirdi Yığılıp kaldı oracıkta O yer yıllardır gelip Balık tuttuğu Galata Köprüsü’ydü. <P>   Balıkçının balıkçı arkadaşları Oturduğu taburesinden düştüğünü gördü Yere yatırdılar balıkçıyı Boylu boyunca uzattılar cesedini.<p>   Balıkçı oracıkta uzanmış yatarken Ellerindeki oltayı bırakmamıştı balıkçının arkadaşları Ölen için bitse de yaşam galesi Kalanlar için ölümden de önemliydi.<p>   Balıkçı öldü, tuttuğu balık da Beraberinde ölmüştü insanlık da Balıkçının oracıktaki arkadaşları Bırakmamıştı balık tutmayı.<p>   Balıkçı’nın ölümü, ders olsun diye insanlığa Okundu, akşam haberlerinde Balıkçı ile birlikte insanlık öldü, Arkadaşları balık tutmaya devam etti.<p> Devamı

İnsan ne zaman dinlenir?

2013-06-28 15:07:00

İnsan, Hastalanınca, Hapse düşünce Ve bir de Ölünce Dinlenirmiş. Ben hem hastalandım, Hem hapse düştüm Ama hala yorgunum Dinlenmem için Ölmem mi lazım? O halde Belki Ölünce Dinlenirim. Devamı

Böcekler ve mavi leğen

2013-06-28 14:58:00

Kaldığım odanın banyosu değiştirilip fayanslanmadan önce, banyo giderinden, banyo kısmına böcekler çıkıyordu. Bu böcekler normal zamanda, banyoda dolaşır dururdu. Mavi leğen içinde çamaşır ısladığım zamanlarda ise bu böceklerin daha fazla geldiğini ve fakat öldüklerini gözlemledim. Şimdi, zaten banyo giderinin olduğu boruların içinde, belki de sürekli su akıntısı orada olmadığından yaşama alanı bulan ve fakat banyo zamanında da yoğun su akışı nedeniyle bu yaşam düzenleri bozulabilecek olan böcekler, nasıl yaşıyorlar? Mavi leğende, çamaşır suyu, deterjan içinde çamaşır ıslattığımda ise hem daha fazla böceğin gelmesi ve fakat bu böceklerin daha sonra ise ölmüş olduğunu gözlemlemem durumuna ne demeli? Bu böcekler maviye mi, leğene mi, oksijene mi, çamaşır suyu veya deterjana mı, yoksa elbise ile ilgili mi geliyor ve niye ölüyor? Sonra, bir gazetede, mavi rengi ile ilgili böceklerin farklı bir ilişkisi olduğunu ve mavi rengin böcekleri kendisine çektiği ve bu yol ile böceklerle mücadele edilebileceği ileri sürüldüğüne dair bir haber okudum. Sanırım yanıt, leğenin maviliğinde. Ama böcek mavi renge geliyor da, niye ölüyor? Devamı